Muhammed Zühdü

Geri git   Muhammed Zühdü > İslamın Temeli > Namaz
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Yeni Konu aç  Cevapla
 
Seçenekler Arama Stil
  #1  
Alt 07-11-2009, 14:33
Atunaa Atunaa isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: Aug 2009
Mesajlar: 70
Standart Namazda huşu nasıl sağlanır ?

Namazda huşû ancak kalbini Allah için boşaltan, sadece onunla meşgul olup diğer işleri bırakan ve onu diğer her şeye tercih eden kişiler için söz konusudur. O zaman namaz onun için bir huzur ve göz nuru konumuna yükselir.

Namazın ne denli büyük bir ibadet, nasıl ağır bir sorumluluk olduğunu, dindeki yeri, kulun edimleri arasındaki önemi hakkında bilgisizlik, yeterince bilinçlenmemişlik hali huşûu kazanmaya da onu devam ettirmeye de mani olur. Eğer namaz kılan kıldığı namazın bilincinde olmaz, Yüce Allah’ın huzurunda olduğunu hissetmez, ona gereken tazim, saygı ve ihtiramı göstermezse, ona söylediğini, ondan dilediğini bilinçli olarak zihninde tutmazsa, huşu atmosferini yakalayamaz, onu yitirir.

Namazda kalp, kafa ve beden bütünleşmeli ve birlikte ibadet zeminini paylaşmalıdır. Dağınıklık, parçalanmış fikir ve amel huşûun buharlaşmasını kaçınılmaz kılar. Çoğunlukla namaz bir borç gibi düşünülür, verip kurtulmak gerekir, diye bakılır. Beklenen bizim onu Yüce Allah tarafından verilmiş aziz bir görev, değerli bir randevu ve buluşma saati gibi görmemizdir. İhlâsa uygun biçimde onu eda etmeyi düşünmemiz gerekirken, bir yük gibi algılamamız huşûmuzu yaralamaktadır.

Namazda bakılması gereken yere değil de başka taraflara bakmak namazın huşûuna zarar verir. Sağa sola bakmak da bunun gibidir. Kalbini Yüce Allahtan başkasına çevirmek namazın tesirini kırar. Gözleriyle etrafına bakmak veya bakınmak da öyledir. Kişi namazına yoğunlaştığı ölçüde Yüce Allah da onunla yakından ilgilenir.

Allahın huzurunda kemal-i edeple duran, kalbini huzurunda bulunduğu zatın azametiyle dolduran, onun her dediğini can kulağıyla dinleyen, tüm sözlerini en doğru biçimde anlamaya çalışan, onun huzurundayken başkasına bakmaktan veya onunla ilgilenmekten hayâ eden biri ise bambaşka bir sonuç alır.

Namaz huşû içinde olmalı, gözler ve gönül manevi huzurda bulunuyor olmanın gereği sakin ve canlı tutulmalıdır. Yoksa kişi ile Yüce Allah arasına şehvetler, vesveseler, nefis hicabı girer. Vesvese, değişik düşünce, hayal ve meşgale ile zihni ve gönlü istila edilmiş bir kişinin namaza durduğu düşünüldüğünde şeytan onu dört biryandan kuşatacak ve onu bu yüce makamda, Yüce Allah’a en yakın olduğu eylemde gaflete düşürüp ruh ve zihin açısından uzağa atacaktır. Şeytanın hile ve tuzağından ancak kendini Yüce Allah’a verenler kurtulabilir.

Kişi namazda uzun boylu ayakta durur, sağa sola bakmaz, hareket etmez, edasıyla uğraştığı namazını unutup başka bir tarafla meşgul olmaz. Çünkü huşunun özünde hareketsizlik, sükûnet, boyun eğme ve alçakgönüllülük vardır. Bu nedenle ayakta dururken bir sağ bir sol ayağa yaslanmak, esnemek, öksürmek, kaşınmak, yüzünü, gözlerini, burnunu karıştırmak vb gibi şeyler huşûa münafidir. Namazda elbiselerini toplamak, çekmek, düzeltmek gibi bayağı işlerle meşgul olmak huşûa zarar verir.

Şiddetli korku ortamında veya büyük sevinç anlarında namaz huşûdan mahrum kalır. Uyku hali çöktüğünde, çok aç iken veya yemek hazırken namaza durulmaz. Zira aç iken, bu halde huşûu yakalamak neredeyse mümkün değildir. Namaz kılıncaya kadar yemeğin biteceğine dair endişesi olduğu hallerde de durum aynıdır. Çünkü bu durumda aklı fikri namazdan çok yemekte olur; yemek onun zihnini meşgul eder. Sıkışıklık halinde de namaz kılınması uygun görülmemiştir. “Yemek hazırken ve sıkışmışken namaz olmaz” (Buhari-Müslim. Ebu Abdullah M.b.Fetuh el-Humeydi,.(HN:3213. Hz.Aişe Hadisi) Önce bu ihtiyaçlar uygun zamanda giderilmeli ardından sakin bir gönül ve zihinle namaza durulmalıdır.

İnsan aceleden yaratılmıştır. İnsan aceleci bir özelliğe sahiptir. İnsanın özünde aceleye meyleden bir damar vardır. Doğal haliyle insan acil olanı, peşin olan şeyleri, yakın bulduğu şeyleri tercih eder. Uzak şeylerden hoşlanmaz veya onları elde etmek için gereken emek ve himmeti göstermez. Kısa mesafede her istediğini elde etmek ister. Acele işe şeytan karışır, derler. Normal hayatta bile acele etmek, çoğun, insanın aleyhine döner. Teenni Rahman’dan acele şeytandandır, diye bir rivayet de vardır. (Sünenü’lBeyhaki’l-Kübra. Adabu’l Kadi: et-Tesbbut fi’lHukm, X,104 HN:20057) Herhangi bir namaz aceleye getirildiğinde huşûunu kaybeder. Acele mutedil çizgide kalsa da namazın iç dinamiklerine zarar verir ve onu içten çürütür. Özellik bu alışkanlık haline geldiğinde kişi doğru dürüst bir namaz kılamaz. Rasûlullah böyle hızlı namaz kılan bir kişiye üç kere namazını tekrar etmesini söylemiştir.

Namazın amacı Allah’ı anmaktır. Allah’ı anmaya ciddiyetle yönelmek gerekir. Ona karşı gönülsüz olmak çok tehlikeli bir tutum ve duygunun işaretidir. Namazı ikame etmekten çok baştan savmaya bakmak Müslümana yakışmaz. Yüce Allah için bir eylem yaptığını, bu eylemin en büyük tanığının Yüce Allah ve melekleri olduğunu aklında ve zihninde tutmadan sadece hareket ve kıraatle ilgilenmek huşûun zayi olmasına yol açar.
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 17-11-2009, 06:48
pınar pınar isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Çaylak Üye
 
Üyelik tarihi: Oct 2009
Nerden: manisa gördes
Mesajlar: 1
Standart

namazla ilgili güzel bi slayt var paylaşmak istedim ama dosya türü desteklemedi fikri olan varmı
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Şu Anki Saat: 20:28


Powered by Www.MuhammedZuhdu.Com
Designed By : Manisa Tasarım
Www.MuhammedZuhdu.Com | Tüm Hakları Saklıdır...