Muhammed Zuhdu(K.S.)

Muhammed Zuhdu

Muhammed Zuhdu

Decrease Size Reset font to default Increase Size


Hadis-i Şerif

Beş vakit namaz, bir cuma namazı diğer cuma namazına, bir ramazan diğer ramazana hep kefârettirler. Büyük günah irtikab edilmedikçe aralarındaki günahları affettirirler.

Kıyamet Alametleri

Muhammed Zühdü Slide


SOMA UNUTULMADI Yazdır e-Posta

MUHAMMED ZÜHDÜ (K.S.) ANMA PROGRAMINDA SOMA UNUTULMADI


Derneğimizce her yıl geleneksel olarak  düzenlenen  Muhammed Zühdü (K.S.) Anma ve Recepli Köyü Hayır Yemeği Davetinde bu yıl “Efendi Hazretlerininvefatının 52. Yılı” yad edildi.  Ayrıca  bu yıl geçen hafta meydana gelen  Soma ilçemizdeki  kömür  madeninde  hayatını kaybedenler de unutulmadı. Yapılan vaaz ve  konuşmalarda  bu elim maden kazası dolayısıyla yaşanan derin üzüntüden bahsedildi.

Hayır daveti yıllar önce aynı amaçlar ile Muhammed Zühdü Efendinin öncülüğünde Recepli Köyü Camisinde köylünün katılımı ile Aralık ayı içerisinde yapılmaya başlandı. Daha sonraki yıllarda çevre köylere yayıldı. Efendi, dünya hayatından ahiret hayatına göçtükten sonrada hayır yemeğinin yapılmasına  devam edildi.

Hayır yemeğine zamanla  Manisa il, ve ilçeleri ile tüm Türkiye’den katılım oldu. Katılımın çok olması nedeniyle kapalı alanda yapılması mümkün olmadığından geçimini çiftçilik ile temin eden halkımızın iş durumu ve dışarıdan katılan halkımıza rahat bir ortam hazırlanması için mayıs ayının son on günü içerisinde yapılmaya başlanmıştır.  Bu güne kadarda bu şekilde devam etmektedir.


ONBİNLER HAYRA KOŞTU...

Hayır Yemeğimize bu yıl  Manisa milletvekilimiz Selçuk ÖZDAĞ, önceki dönem Manisa milletvekili İsmail BİLEN,  Şehzadeler Belediye  Başkanı  Ömer Faruk ÇELİK, Yunusemre  Belediye Başkanı Mehmet ÇERÇİ,  Başbakan Yardımcısı Bülent ARINÇ'ın danışmanı Mehmet BÜKER,  ünlü tarihçi Prof. Dr. Mehmet ÇELİK,  belediye başkan yardımcıları, daire müdürleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri başta olmak üzere  ilimiz ve ülkemizin  muhtelif yerlerinden binlerce halkımız katıldı.

SOMA'DA HAYATINI KAYBEDEN MADENCİLER DE YAD EDİLDİ.

Sabah saatlerinde başlayan programda öğle namazına kadar Kuran-ı Kerim, mevlidi şerif, ilahiler, salavatlar okunup hoca efendiler tarafından  konuşmalar yapıldı. Yine vaazu nasihatlerde  Muhammed Zühdü efendinin hayatından örnekler anlatıldı, toplumsal birlik dayanışma ve kardeşlik vurgusu ana temaydı..  Etkinlik için  okunan  Kur'an-ı Kerim, mevlidi şerif, salavatı şerifeler başta peygamber efendimiz  Hz. Muhammed (SAV) olmak üzere  Külliyede  medfun  bulunan Muhammed Zühdü Efendinin ruhuna,  Soma ilçemizdeki hayatını kaybeden madencilerimiz ile  ilimiz başta olmak üzere ülkemizin değişik yörelerinden hayır davetine katılanların  geçmişlerinin  ruhuna  hediye edildi.

Muhammed Zühdü Efendi kimdir ?

Muhammed Zühdü Efendi 1882 senesinde Yuntdağı Asmacık köyünde doğdu, köyünde hıfzını bitirip Bergama Karacaahmet medresesinde tahsiline devam etti. 1903 senesinde Konya Kadınhan’a giderek zahiri ilmini aralıksız sürdürdü. 1909’da Asmacık köyüne dönünce köylüler tarafından yaptırılan medresede 16 sene talebe okuttu. 1925 senesinde Recepli Köyüne hicret etti.

Kerametler sarayının sultanı, zahir ve batın ilimlerinin dipsiz denizi, gönlü eşsiz incilerle dolu, insanları olanca kuvvetiyle daima Allah (CC) hazretlerinin nurlu ve mukaddes Kur’an yoluna davet etmiş, Hak kahramanı merhum ve mağfur Muhammed Zühdü Efendi, Tarıki Nakşi  Halid-i Bağdadi kolundan olup Manevi ilmini Seydişehirli Hacı Abdullah Efendi’nin halifesi Akhisarlı Abdülcelil Efendi’den aldı. Yunt dağına  halka kurup, insanlara hizmet etti. Bu mübarek zat bu yol üzere çevresini irşad etti.

Abdülcelil Efendi’nin çok sevgili halifelerinden olan İbrahim oğlu Hafız Muhammed Zühdü Efendi mübarek zat idi, az uyur az yerdi, hakkı söyler sabrı tavsiye ederdi, daim Kur’an okur kitap mütalaa ederdi, her hali insanlara örnekti, hayatta iken insanların çoğu onu bilmek gerekti, şu an olduğu gibi hayatında da çok mübarekti, onun yüksekti makamı ali idi postu, insanlara hizmet etmekti her türlü kastı, son okuduğu ayetin son cümlesi       “O ne güzel Mevla, O ne güzel dosttu” anlamında olan ayeti kerimeyi okuyup aile efradına elveda deyip,            bundan elli yıl önce 15 Nisan 1962 sabahı gün doğmadan önce Rabbine teslim oldu.

Dernek Başkanı Hüseyin Uysal'ın  basın açıklaması;

Halkımızın rahat ve huzurlu bir ortamda ziyaretlerini, ibadetlerini yapması ve yemeğini yemesi için gerekli şartlar derneğimiz ve Recepli halkı tarafından oluşturulmuştur.  Külliyemizde peyzaj ve çevre düzenlemesi,  ağaçlandırma,  boya -  badana  işleri de  üyelerimizin  gönüllü katılımları ile tamamlanarak  hayır yemeğine hazır hale getirilmiştir. 300 ve 50 ton su kapasiteli iki adet su deposu Recepli muhtarlığı işbirliği ile doldurulmuş ziyaretçilerimizin su sıkıntısı çekmemesi için her türlü önlem alınmıştır.

Hayır yemeğimizde bu sene  950  kg  nohuttan etli nohut yemeği,  850 kg buğdaydan etli keşkek yemeği,  170  çuval undan köy ekmeği,  500 kg buğdaydan zerde tatlısı, 83  küçükbaş hayvan,  1  adet büyükbaş hayvan dualar  eşliğinde üyelerimiz,  Recepli halkı ve gönüllü çalışanlarımızca hazırlanarak ülkemizin  muhtelif yerlerinden bu hayır amaçlı “Muhammed Zühdü Anma ve Hayır  Yemeğine” iştirak eden misafirlerimize  sunulmak üzere hazırlanmıştır.

Derneğimizce, toplumsal dayanışmayı,  yardımlaşmayı  yaşatmak  ve  manevi büyükleri yad  etmek  adına üyelerimiz ve  köy halkımızın  katkıları / destekleriyle derneğimiz çatısı altında yapılan  bu  hayır  yemeğini her yıl  düzenlemeye devam edeceğimizi bildirir, etkinliğimizin ve yapılan duaların milletimizin birliğine vesile kılmasını Cenab-ı Haktan niyaz ederim.

Ayrıca geçen hafta hepimizi yasa boğan Soma'da kömür ocaklarında  hayatlarını kaybeden madenci kardeşlerimize Allahtan rahmet, yakınlarına sabırlar dilerim.

Etkinliğimize katkıda bulunan ve etkinliğimize teşrif eden misafirlerimize de şükranlarımı sunarım.

Önümüzdeki yıl  vefatının 53. senei devriyesinde  yapacağımız Muhammed Zühdü KS Efendiyi Anma ve  Hayır Yemeği davetinde  buluşmak üzere...

18 Mayıs 2014

HÜSEYİN UYSAL

DERNEK BAŞKANI

 

Hadis-i Şerif

1- Ebû Mûsâ (r.a.) anlatıyor: Bir seferde Peygamber (s.a.s.) ile beraberdik. Cemaat, yüksek sesle tekbir almaya başladılar. Bunun üzerine Hz. Peygamber (s.a.s.) şöyle buyurdu:  "Ey insanlar! Kendinize acıyın; siz ne sağıra duâ ediyorsunuz; ne de bir gâibe! Muhakkak siz işiten yakın bir zâta duâ ediyorsunuz ki, o sizinle beraberdir." Ebû Mûsâ: "Ben onun arkasındaydım ve 'lâ havle velâ kuvvete illâ billâh (güç ve kuvvet ancak Allah'a mahsustur' diyordum. Bunun üzerine de: "Ey Abdullah bin Kays! Sana cennet definelerinden bir define göstereyim mi?" dedi. Ben: "Hay hay yâ Rasûlallah!" dedim. 'Lâ havle velâ kuvvete illâ billâh (güç ve kuvvet ancak Allah'a mahsustur' de!" buyurdu. (Müslim, Zikir 44, hadis no: 2704)

2- "Allah'ın doksan dokuz ismi vardır. Onları kim ezberlerse cennete girer. Allah tektir, teki sever." (Müslim, Zikir 5, hadis no: 2677) Diğer rivâyet şöyledir: "Gerçekten Allah'ın doksan dokuz ismi vardır. Bir müstesnâ yüz isim! Bunları kim sayarsa cennete girer." (Müslim, Zikir 6, hadis no: 2677)

3-"Sübhânallahi ve'l-hamdü lillâhi ve lâ ilâhe illâllahu vallahu ekber' demem, benim için güneşin üzerine doğduğu her şeyden daha sevgilidir." (Müslim, Zikir 10)

4-"Bir kimse günde yüz defa, 'Lâ ilâhe illâllahu vahdehû lâ şerîke leh, lehu'l-mülkü ve lehu'l-hamdu, ve hüve alâ külli şey'in kadîr (Allah'tan başka ilâh yoktur. O'nun şerîki/ortağı yoktur; mülk O'nundur, hamd de O'na mahsustur. Hem O her şeye kaadirdir)' derse, o kimse için on köle (âzât etme) dengi sevap olur. Ve kendisine yüz hasene yazılır; yüz günahı da silinir. O gün, akşamlayıncaya kadar şeytandan muhâfaza olur. Onun yaptığından daha faziletli bir işi kimse yapamaz. Meğer ki, onun yaptığından fazla yapsın. Ve bir kimse günde yüz kere 'Sübhânallahi ve bihamdihî (Allah'ı hamdiyle birlikte tenzih ederim)' derse; günahları denizin köpüğü kadar bile olsa sâkıt olur." (Müslim, Zikir, 28, hadis no: 2691)

5-"İki kelime vardır ki, dile hafif, mîzanda ağır, Allah'a makbuldürler. (Bunlar:) 'Sübhânallahi ve bihamdihî, sübhânallahi'l-azîm (Allah'ı hamdiyle birlikte tenzih ederim. Yüce Allah'ı tenzih ederim)' (kelimeleridir)." (Müslim, Zikir 31, hadis no: 2694)

6- "Sübhânallahi ve'l-hamdü lillâhi ve lâ ilâhe illâllahu vallahu ekber (Allah'ı tenzih ederim, hamd Allah'a mahsustur ve Allah'tan başka ilâh yoktur. Allah her şeyden büyüktür)' demem, benim için, üzerine güneş doğan her şeyden daha makbuldür." (Müslim, Zikir 32, hadis no: 2695)

7- Mus'ab bin Sa'd (r.a.) anlatıyor: Bana babam rivâyet etti. (Dedi ki: 'Rasûlullah (s.a.s.)'ın yanındaydık. "Biriniz her gün bin sevap kazanmaktan âciz midir?" diye sordu: "Yüz kere tesbih eder (Sübhânallah der) ve kendisine bin sevap yazılır. Yahut üzerinden bin günah indirilir" buyurdu. (Müslim, Zikir 37, hadis no: 2698; Buhârî Deavât, Bed'ul-Halk; Tirmizî Deavât; İbn Mâce, Sevâbu't-Tesbîh)

8- Muhâcirlerin fakirleri Rasûlullah (s.a.s.)'a gelerek: 'Varlık sahipleri yüksek dereceleri ve devamlı nimetleri alıp gittiler' demişlerdi. Rasûlullah (s.a.s.): "Neymiş o" diye sordu. Muhâcirler: '(Ne olacak,) Onlar da bizim kıldığımız gibi namaz kılıyor; bizim tuttuğumuz gibi oruç tutuyor. (Ama,) Onlar sadaka veriyor, biz veremiyoruz; onlar köle âzâd ediyor, biz edemiyoruz' dediler. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.s.): "Ben size bir şey öğreteyim mi? Onunla sizi geçenlere yetişir; sizden sonrakileri de geçersiniz. Hem hiçbir kimse sizden daha fazîletli olamaz; meğer ki sizin yaptığınız gibi yapmış olsun!" buyurdu. Muhâcirler: 'Hay hay yâ Rasûlallah!' dediler. Rasûlullah: "Her namazdan sonra otuz üç kere tesbih (sübhânallah), tahmid (el-hamdu lillâh) ve tekbir (Allahu ekber zikri) edersiniz." Bunun üzerine fakir muhâcirler Rasûlullah (s.a.s.)'a dönerek: 'Mal, mülk sahibi din kardeşlerimiz bizim yaptığımızı işitmiş; bunun mislini onlar da yaptılar' dediler. Rasûlullah: "(Ne yapalım,) Bu, Allah'ın bir fazl u keremidir; onu dilediğine verir" buyurdu. (Müslim, Mesâcid, 142, hadis no: 595)

9- "Bir kimse her namazın sonunda Allah'a otuz üç defa tesbih, otuz üç defa hamd eder, otuz üç defa da tekbirde bulunursa, bunların toplamı doksan dokuz eder. Yüzün tamamında da: 'Lâ ilâhe illâllahu vahdehû lâ şerîke leh, lehu'l-mülkü ve lehu'l-hamdu ve hüve alâ külli şey'in kadîr' derse, günahları denizin köpüğü kadar bile olsa (yine) affolunur." (Müslim, Mesâcid, 146, hadis no: 597)

10- "Bir kimse, on defa 'Lâ ilâhe illâllahu vahdehû lâ şerîke leh, lehu'l-mülkü ve lehu'l-hamdü ve hüve alâ külli şey'in kadîr (Allah'tan başka hiçbir ilâh yoktur. O'nun şerîki/ortağı yoktur. Mülk O'nundur. Hamd de O'na mahsustur. O her şeye kaadirdir)' derse, İsmâil oğullarından dört kişi âzâd etmiş gibi olur." (Müslim, Zikir 30, hadis no: 2693)

11- “Ebu’d-Derdâ (r.a.) anlatıyor: Rasûlullah (s.a.s.) bir gün sordu: “Size amellerinizin en hayırlısını, sizin derecenizi en çok artıracak, Melîkiniz nezdinde en temiz, sizin için altın ve gümüş bağışlamanızdan daha hayırlı, sizin için düşmanınızla karşılaşıp onların boyunlarını vurmanızdan, onlar da sizin boyunlarınızı vurmalarından da hayırlı amelinizi haber vereyim mi?” “Bu nedir ey Allah’ın Rasûlü?” dediler. “Allah’ı zikretmektir!” buyurdu. (İmam Mâlik, Muvattâ, Kur’an

24)
12- İmam Mâlik’e ulaştığına göre, Hz. İsa İbn Meryem (a.s.) şöyle buyurmuştur: “Allah’ın zikri dışında çok kelâm etmeyin, kalpleriniz katılaşır. Çünkü katı kalp Allah’tan uzaktır, fakat bunu bilemezsiniz. Kendiniz efendiler imişcesine insanların günahlarına bakmayın, bilâkis kullar olarak kendi günahlarınıza bakınız. Çünkü insanlar(ın bir kısmı), belâya mâruzdur. Bir kısmı da âfiyete mazhardır. Belâ (imtihan) sahiplerine merhamet edin. Mazhar olduğunuz âfiyete de hamd edin.” (İmam Mâlik, Muvattâ, Kelâm 8 (2, 986)

Namaz Vakitleri