Muhammed Zuhdu(K.S.)

Muhammed Zuhdu

Muhammed Zuhdu

Decrease Size Reset font to default Increase Size


Hadis-i Şerif

Beş vakit namaz, bir cuma namazı diğer cuma namazına, bir ramazan diğer ramazana hep kefârettirler. Büyük günah irtikab edilmedikçe aralarındaki günahları affettirirler.

Kıyamet Alametleri

Muhammed Zühdü Slide


İlahi Sözleri Yazdır e-Posta

Allah Diye Diye

Hikmet saçar özlü sözler
Nuru belli eder yüzler
Yaş akıtır dertli gözler
Akar Allah diye diye

Bahçemize bülbül konar
Pek ahenkli name sunar
Gül zikreder Hakkı anar
Anar Allah diye diye

Güneş doğar erir çığlar
Yağmur yağar bulut ağlar
Şelaleden sular çağlar
Çağlar Allah diye diye

Doğan elbet bir gün ölür
Sağ olanlar bunu görür
Güneşle ay durmaz yürür
Yürür Allah diye diye

Nice bitki çiçek açar
Çiçekleri koku saçar
Kanat vurup kuşlar uçar
Uçar Allah diye diye

Arayı Arayı Bulsam İzini

Arayı arayı bulsam izini
İzinin tozuna sürsem yüzümü
Hak nasib eylese görsem yüzünü
Ya Muhammed, canım arzular seni

Bir mübarek sefer olsada gitsem
Kabe yollarında kumlara batsam
Hup cemalin birkez düşte seyretsem

Ya, canım çok sever seni
Zerrece kalmadı kalbimde hile
Sıdk ile girmişim ben bu hak yola
Ebu Bekir, Osman, Osman da bile
Ya Muhammed, canım arzular seni
Ali ile Hasan Hüseyin anda
Sevdası gönüllerde muhabbet canda
Yarın mahşer gününde Hak divanında
Ya Muhammed, canım arzular senin

Arafat dağıdır bizim dağımız
Anda kabul olur bizim duamız<
Medine'de yatar peygamberimiz
Ya Muhammed, canım arzular seni

YUNUS medh eyler seni dillerde
Dillerde dillerde hem gönüllerde
Arayı arayı gurbet ellerde
Ya Muhammed, canım arzular seni

Görelim Mevla Neyler

Hakk şerleri hayreyler
Zannetme ki gayreyler
Arif anı seyreyler

Mevla görelim neyler
Neylerse güzel eyler

Sen Hakka tevekkül kıl
Teslim ol da rahat bul
Her işine razı ol

Mevla görelim neyler
Neylerse güzel eyler

Deme niçin şu şöyle
Yerindedir ol öyle
Bak sonunu seyreyle

Mevla görelim neyler
Neylerse güzel eyler

Her işleri fâyiktır
Birbirine layıktır
Neylerse muvâfıktır

Mevla görelim neyler
Neylerse güzel eyler

Bir işi murad etme
Olduysa inat etme
Haktandır o, redetme

Mevla görelim neyler
Neylerse güzel eyler

Hiç kimseye hor bakma
İncitme, gönül yıkma
Sen, nefsine yan çıkma

Mevla görelim neyler
Neylerse güzel eyler

Günahkarım Yüzüm Kara

Günahkarım yüzüm kara
Korkarım atarlar nara
Meğer sende ona çare
Şefaat Ya Resulallah

Okuyorum tahiyyati
Selat ile salavati
Akabinde münacaati
Şefaat Ya Resulallah

Günahla geldim bu yaşa
Bilinmez ne gelir başa
Cehennemde kaynayıp taşa
Şefaat Ya Resulallah

Ümmetim diye yanarsın
Kevser içipte kanarsın
Dar günde bizi anarsın
Şefaat Ya Resulallah

Kadir Gecesi

Açılır duayla dosta
Mübarek Kadir Gecesi
Tebrik selam gelir dosta
Mübarek Kadir Gecesi

Anda gökler kapısı açıla
Alemlere rahmet saçıla
Günahlardan da kaçıla
Mübarek Kadir Gecesi

Anda makbuldür hep dilekler
İner yere tüm melekler
Döner çarkı felekler

Allahümme afüvvün
Kerîmün tuhibbül fa'fü anni

Ademoğlu Aç Gözünü

Ademoğlu aç gözünü
Yeryüzüne kıl bir nazar
Gör bu latif çiçekleri
Hangi kuvvet yapar bozar

Eğer O'nun kadirliğin
Her bir işe hazırlığın
İlla O'nun kahirliğin
Anlayınca rengi döner

Gel bu sırrı duya idin
Ya bu gammı yiye idin
Yerinde eriye idin
İnsan değil misin meğer
Her bir çiçek ile bir naz ile
Över Hakkı niyaz ile
Kurtlar kuşlar durmaz söyler
Ol Halika avaz ile

Rengi döner günden güne
Toprağa dökülür yine
Bu ibrettir anlayana
Hakikati arif sezer

Bilir gelen gider imiş
Konan geri göçer imiş
Mevt şerbetin içer imiş
Her kim bu manadan geçer

Ahir Zaman

Dünya fitneyle dolar
Kurtlar kuzuya dalar
Yıldız söner renkler solar
Ve Kıyamet kopar bir gün

Ortalığı sarar münker
Bozulur hep teker teker
Çoğu kötü tohum eker
Zaman gelir biçer bir gün

Bozulur dünyanın hali
Şaşıp kalır ahali
Yüklenenler bu vebali
Nasıl hesap verir bir gün

Neme lazım deyip geçen
Her çeşit içkiyi içen
İyilere kefen biçen
Cezasını bulur bir gün

Kirletilir umum hava
Nasıl temiz kalır yuva
Hizmet ister büyük dava
Muhlis olan gelir bir gün

Küfür dolsa şu kahinat
Hakkı bulmak için can at
Müslümana baki hayat
Musallada başlar bir gün

Kuruntu kaplar gözleri
Karıştırır halk izleri
Şu dalgalı denizleri
Geçen kaptan olur bir gün

Gelsin Hakkın inayeti
Öğren gerçek marifeti
Ehli hakkın feraseti
Dağı taşar deler bir gün

Kuruntu kaplar gözleri
Karıştırır Hak izleri
Şu dalgalı denizleri
Geçen kaptan olur bir gün

Gelsin Hakkın inayeti
Öğren gerçek marifeti
Ehli hakkın feraseti
Dağı taşar deler bir gün

Evliyanın kerameti
İlim boğar cehaleti
Zalimlerin rezaleti
Haki yesan olur bir gün

Kim vurursa doğru karar
Gece gündüz hakkı arar
Doğru yoldan gelmez zarar
Rabbim yardım eder bir gün

Ya Rab Haberin Nerden Alalım

Ya Rab haberin nerden alalım
Bir kamil murşide varalım
Hakkın yoluna kurban olalım

Bir anda sabah olmaz ebeda
Gözüme uyku girmez ebeda
Gönlüm teselli bulmaz ebeda

Gönül kuşunu eyleyemedim
Dünyaya mesken bağlayamadım
Yandı yüreğim ağlayamadım

Bir anda sabah olmaz ebeda
Gözüme uyku girmez ebeda
Gönlüm teselli bulmaz ebeda

Tazedir solmaz Hakkın gülleri
Mestane gezer sade kulları
Gayet incedir Hakkın yolları

Bir anda sabah olmaz ebeda
Gözüme uyku girmez ebeda
Gönlüm teselli bulmaz ebeda

Ya Rab errrahim eylüp biçerim
Yoluna verecek canım var benim
Ya Rab sen varken kime gideyim

Bir anda sabah olmaz ebeda
Gözüme uyku girmez ebeda
Gönlüm teselli bulmaz ebeda

Selam Olsun

Biz dünyadan gider olduk
Kalanlara selam olsun
Bizim için hayır dua
Kılanlara selam olsun

Ecel büke belimizi
Söyletmeye dilimizi
Hasta iken halimiz!
Soranlara selam olsun

Tenin ortaya açıla
Yakasız gömlek biçile
Bizi bir asan vechile
Yuyanlara selam olsun

Sela verile kastimize
Gider olduk dostumuza
Namaz için üstümüze
Duranlara selam olsun

Derviş YUNUS söyler sözü
Yaş dolmuştur iki gözü
Bilmeyenler bilsin bizi
Bilenlere selam olsu

Açan Çiceklere Meyve

Açan çiçeklere meyve
Verilmiyor Muhammedsiz
Haktandan gelen derde derman
Verilmiyor Muhammedsiz

Çok meşgulum Kur'an ile
Seherlerde figan ile
Son nefeste iman ile
Ölünmüyor Muhammedsiz

Aciz kulun sana asi
Silinmiyor kalbten pası
Gönüllere Allah aşkın
Verilmiyor Muhammedsiz

Ölümemeye Çaren mi Var

Gururlanma insanoğlu
Ölmemeye çaren mi var
Hazan olmuş bir gül gibi
Solmamaya çaren mi var

Dostunu düşmanı tanı
Düzeltmelisin imanı
Bu emanet olan canı
Vermemeye çaren mi var

Terketmezsin hiç gülmeyi
Bırak çanağı çömleği
Yakasız beyaz gömleği
Giymemeye çaren mi var

Hastalandın bak kaç kere
Verilmez istesen süre
Böcek dolu kara yere
Girmemeye çaren mi var

Unutma Hakkı her demde
Küfre girme bir dönemde
Ateş dolu cehennemde
Yanmamaya çaren mi var

Bülbüller Sazda

Bülbüller sazda, güller niyazda
Herkes namazda, Hakk'ı zikreyler

Yerde çiçekler, arşat melekler
Bütün felekler Hakk'ı zikreyler

Gölgeler yerde, bin derin secde
Gelerek vecde Hakk'ı zikreyler

Nurlu seherler tevbeler söyler
Gökler ve yerler Hakk'ı zikreyler

Mukaddes Kitab, İlahi Hitab
Minberle mihrab Hakk'ı zikreyler

Kalk gafil olma, zulmette kalma
Madde ve mana Hakk'ı zikreyler

Göçtü Kervan

Niye böyle uyursun uyanmazmısın
Göçtü kervan kaldık dağlar başında

Bak çağırıyor tellal inanmazmısın
Göçtü kervan kaldık dağlar başında

Öyle bakıp durma sağa ve sola
Issız yerde kalma düş hemen yola
Belki yetişirsin gayen Hak ola
Göçtü kervan kaldık dağlar başında

Yunus der ortada kalmasın ölüm
Gece gündüz Hakkı zikretsin dilim

Buralar yabancı bilinmez ilin
Göçtü kervan kaldık dağlar başında

Günahımla Geldim Sana

Ey rahmeti bol Padişah
Günahımla geldim sana
Ben eyledim hadsiz günah
Günahımla geldim sana.

Haddi tecâvüz eyledim
Günah deryasın boyladım
Malûm sana ben neyledim
Günahımla geldim sana.

Utanmadım hiç bir zaman
Ettim günah gizli ayân
Yarın halim olur yaman
Günahımla geldim sana.

Aslım bir damlacık menî
Halk eyledin andan benî
Seviyorum Rabbim seni
Günahımla geldim sana.

Çok işledim fısk-ü-fücûr
Sayılmaz bendeki kusur
Fakat senin adın Gafûr
Günahımla geldim sana

Günahımla dolar cihân
Sana ayân zâhir nihân
Boldue sende elbet ihsan
Günahımla geldim sana.

Adın senin Gaffâr iken
Ayıp örten Settâr iken
Kime gidem sen var iken
Günahımla geldim sana.

Doğru bir kulluk etmedim
Rızan üzere gitmedim
Emirlerini tutmadım
Günahımla geldim sana.

Milyonlarca etsem günah
Sensin öyle bir pâdişâh
Ümit eden bulur felah
Günahımla geldim sana.

Kuddûsî isyanda şedît
Rabbim sen ol bana şahit
Kesmem senden asla ümît
Günahımla geldim sana.

Medine'ye Varamadım

Medineye varamadım
Gül kokusun alamadım
Muhammede doyamadım
Yaralıyam yaralıyam

Kabenin örtüsü kara
Açtı yüreğimde yara
Bulunmadı derdime çare
Yaralıyam yaralıyam

Hacerül esvedin taşı
Akıttı gözümden yaşı
Bulunmaz Resülün eşi
Yaralıyam yaralıyam

Affet İsyanım

Affet isyanım benim
Halim yaman Allah'ım
Ref et nisyanım benim
Medet aman Allah'ım
Halim yaman Sultanım

Defterim doldu siyah
Amelim tekmil günah
Sensin kuluna penah
Medet aman Allah'ım
Halim yaman Sultanım

Ümmet et habibine
Gönüller tabibine
Rahmeyle garibine
Medet aman Allah'ım
Halim yaman Sultanım

Affına güvenerim
Kapında dilenirim
Kovsam yine gelirim
Medet aman Allah'ım
Halim yaman Sultanım

Ben bir yüzü karayım
Sana nasıl varayım
Ya kime yalvaryayım
Medet aman Allah'ım
Halim yaman Sultanım

Aşki'yi azad eyle
Cemalinle şad eyle
Kulum diye yad eyle
Medet aman Allah'ım
Halim yaman Sultanım

Şol Cennetin Nehirleri

Şol Cennetin nehirleri
Akar Allah diye diye
Güzel sesli bülbülleri
Öter Allah diye diye

Salınır tuba dalları
Abı hayattır gölleri
Cennet bağının gülleri
Kokar Allah diye diye

Aydan aydındır yüzleri
Baldan tatlıdır sözleri
Cennette Huri kızları
Gezer Allah diye diye

Kimisi yer kimi içer
Melaike rahmet saçar
İdris nebi hulle biçer
Diker Allah diye diye

Hep nurdandır direkleri
Gümüştendir yaprakları
Salındıkça budakları
Biter Allah diye diye

Hakka aşık olan kişi
Akar gözlerinin yaşı
Nurla dolar içi dışı
Söyler Allah diye diye

Yalvarırım Allah'a

Yalvaralım Allah'a
Düşürmesin bir daha
Rabbimizden korkanlar
Kolay girmez günaha

Bülbül güllere konar
Gülün aşkıyla yanar
Gece gündüz öterek
Ulu Mevlayı anar

Rabbim Allah diyenler
Helal lokma yiyenler
Elbette mahrum kalmaz
Allahını sevenler

Yüreğimde ahım var
Sayılmaz günahım var
Ümidimi kaybetmem
Affeden Allah'ım var

Huzuruna varayım
El açıp yalvarayım
Yaralarım derindir
Aşkın ile sarayım

Düşme nefsin peşine
Yanarsın ateşine
Merhametle kucak aç
Gelen din kardeşine

Ben bir garip dervişim
Gönlü Hakka vermişim
Canım vermek için
Postu yere sermişim

Kabenin Yolları

Kâbe'nin yolları bölük bölüktür
Benim şu ciğerim delik deliktir
Dünya dedikleri bir gölgeliktir

Kabem Beytullahı anıyorum ben
İlahi aşk ile yanıyorum benim

Altın oluklar ile donatılmıştır
Gümüş kemerlerle kuşatılmıştır
Beyaz mermerlerle döşetilmiştir

Kabem Beytullahı anıyorum ben
İlahi aşk ile yanıyorum benim

Tarihi eserler bozulmaktdır
Çok yerler yıkılıp kazılmaktadır
Bu kara lekeler yazılmaktadır

Kabem Beytullahı anıyorum ben
İlahi aşk ile yanıyorum benim

Buna yapan selefiye takımı
Durdurulsun kutsal yerin yıkımı
Yoksa asla helal etmem hakkımı

Kabem Beytullahı anıyorum ben
İlahi aşk ile yanıyorum benim

 

 

Muhammed Zühdü (K.S)

Ahmed-i Müştaki

E-Kart

Ziyaretçi Sayacı

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBu Gün5
mod_vvisit_counterDün91
mod_vvisit_counterBu Hafta577
mod_vvisit_counterBu Ay2209
mod_vvisit_counterToplam190300

Hadis-i Şerif

1- Ebû Mûsâ (r.a.) anlatıyor: Bir seferde Peygamber (s.a.s.) ile beraberdik. Cemaat, yüksek sesle tekbir almaya başladılar. Bunun üzerine Hz. Peygamber (s.a.s.) şöyle buyurdu:  "Ey insanlar! Kendinize acıyın; siz ne sağıra duâ ediyorsunuz; ne de bir gâibe! Muhakkak siz işiten yakın bir zâta duâ ediyorsunuz ki, o sizinle beraberdir." Ebû Mûsâ: "Ben onun arkasındaydım ve 'lâ havle velâ kuvvete illâ billâh (güç ve kuvvet ancak Allah'a mahsustur' diyordum. Bunun üzerine de: "Ey Abdullah bin Kays! Sana cennet definelerinden bir define göstereyim mi?" dedi. Ben: "Hay hay yâ Rasûlallah!" dedim. 'Lâ havle velâ kuvvete illâ billâh (güç ve kuvvet ancak Allah'a mahsustur' de!" buyurdu. (Müslim, Zikir 44, hadis no: 2704)

2- "Allah'ın doksan dokuz ismi vardır. Onları kim ezberlerse cennete girer. Allah tektir, teki sever." (Müslim, Zikir 5, hadis no: 2677) Diğer rivâyet şöyledir: "Gerçekten Allah'ın doksan dokuz ismi vardır. Bir müstesnâ yüz isim! Bunları kim sayarsa cennete girer." (Müslim, Zikir 6, hadis no: 2677)

3-"Sübhânallahi ve'l-hamdü lillâhi ve lâ ilâhe illâllahu vallahu ekber' demem, benim için güneşin üzerine doğduğu her şeyden daha sevgilidir." (Müslim, Zikir 10)

4-"Bir kimse günde yüz defa, 'Lâ ilâhe illâllahu vahdehû lâ şerîke leh, lehu'l-mülkü ve lehu'l-hamdu, ve hüve alâ külli şey'in kadîr (Allah'tan başka ilâh yoktur. O'nun şerîki/ortağı yoktur; mülk O'nundur, hamd de O'na mahsustur. Hem O her şeye kaadirdir)' derse, o kimse için on köle (âzât etme) dengi sevap olur. Ve kendisine yüz hasene yazılır; yüz günahı da silinir. O gün, akşamlayıncaya kadar şeytandan muhâfaza olur. Onun yaptığından daha faziletli bir işi kimse yapamaz. Meğer ki, onun yaptığından fazla yapsın. Ve bir kimse günde yüz kere 'Sübhânallahi ve bihamdihî (Allah'ı hamdiyle birlikte tenzih ederim)' derse; günahları denizin köpüğü kadar bile olsa sâkıt olur." (Müslim, Zikir, 28, hadis no: 2691)

5-"İki kelime vardır ki, dile hafif, mîzanda ağır, Allah'a makbuldürler. (Bunlar:) 'Sübhânallahi ve bihamdihî, sübhânallahi'l-azîm (Allah'ı hamdiyle birlikte tenzih ederim. Yüce Allah'ı tenzih ederim)' (kelimeleridir)." (Müslim, Zikir 31, hadis no: 2694)

6- "Sübhânallahi ve'l-hamdü lillâhi ve lâ ilâhe illâllahu vallahu ekber (Allah'ı tenzih ederim, hamd Allah'a mahsustur ve Allah'tan başka ilâh yoktur. Allah her şeyden büyüktür)' demem, benim için, üzerine güneş doğan her şeyden daha makbuldür." (Müslim, Zikir 32, hadis no: 2695)

7- Mus'ab bin Sa'd (r.a.) anlatıyor: Bana babam rivâyet etti. (Dedi ki: 'Rasûlullah (s.a.s.)'ın yanındaydık. "Biriniz her gün bin sevap kazanmaktan âciz midir?" diye sordu: "Yüz kere tesbih eder (Sübhânallah der) ve kendisine bin sevap yazılır. Yahut üzerinden bin günah indirilir" buyurdu. (Müslim, Zikir 37, hadis no: 2698; Buhârî Deavât, Bed'ul-Halk; Tirmizî Deavât; İbn Mâce, Sevâbu't-Tesbîh)

8- Muhâcirlerin fakirleri Rasûlullah (s.a.s.)'a gelerek: 'Varlık sahipleri yüksek dereceleri ve devamlı nimetleri alıp gittiler' demişlerdi. Rasûlullah (s.a.s.): "Neymiş o" diye sordu. Muhâcirler: '(Ne olacak,) Onlar da bizim kıldığımız gibi namaz kılıyor; bizim tuttuğumuz gibi oruç tutuyor. (Ama,) Onlar sadaka veriyor, biz veremiyoruz; onlar köle âzâd ediyor, biz edemiyoruz' dediler. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.s.): "Ben size bir şey öğreteyim mi? Onunla sizi geçenlere yetişir; sizden sonrakileri de geçersiniz. Hem hiçbir kimse sizden daha fazîletli olamaz; meğer ki sizin yaptığınız gibi yapmış olsun!" buyurdu. Muhâcirler: 'Hay hay yâ Rasûlallah!' dediler. Rasûlullah: "Her namazdan sonra otuz üç kere tesbih (sübhânallah), tahmid (el-hamdu lillâh) ve tekbir (Allahu ekber zikri) edersiniz." Bunun üzerine fakir muhâcirler Rasûlullah (s.a.s.)'a dönerek: 'Mal, mülk sahibi din kardeşlerimiz bizim yaptığımızı işitmiş; bunun mislini onlar da yaptılar' dediler. Rasûlullah: "(Ne yapalım,) Bu, Allah'ın bir fazl u keremidir; onu dilediğine verir" buyurdu. (Müslim, Mesâcid, 142, hadis no: 595)

9- "Bir kimse her namazın sonunda Allah'a otuz üç defa tesbih, otuz üç defa hamd eder, otuz üç defa da tekbirde bulunursa, bunların toplamı doksan dokuz eder. Yüzün tamamında da: 'Lâ ilâhe illâllahu vahdehû lâ şerîke leh, lehu'l-mülkü ve lehu'l-hamdu ve hüve alâ külli şey'in kadîr' derse, günahları denizin köpüğü kadar bile olsa (yine) affolunur." (Müslim, Mesâcid, 146, hadis no: 597)

10- "Bir kimse, on defa 'Lâ ilâhe illâllahu vahdehû lâ şerîke leh, lehu'l-mülkü ve lehu'l-hamdü ve hüve alâ külli şey'in kadîr (Allah'tan başka hiçbir ilâh yoktur. O'nun şerîki/ortağı yoktur. Mülk O'nundur. Hamd de O'na mahsustur. O her şeye kaadirdir)' derse, İsmâil oğullarından dört kişi âzâd etmiş gibi olur." (Müslim, Zikir 30, hadis no: 2693)

11- “Ebu’d-Derdâ (r.a.) anlatıyor: Rasûlullah (s.a.s.) bir gün sordu: “Size amellerinizin en hayırlısını, sizin derecenizi en çok artıracak, Melîkiniz nezdinde en temiz, sizin için altın ve gümüş bağışlamanızdan daha hayırlı, sizin için düşmanınızla karşılaşıp onların boyunlarını vurmanızdan, onlar da sizin boyunlarınızı vurmalarından da hayırlı amelinizi haber vereyim mi?” “Bu nedir ey Allah’ın Rasûlü?” dediler. “Allah’ı zikretmektir!” buyurdu. (İmam Mâlik, Muvattâ, Kur’an

24)
12- İmam Mâlik’e ulaştığına göre, Hz. İsa İbn Meryem (a.s.) şöyle buyurmuştur: “Allah’ın zikri dışında çok kelâm etmeyin, kalpleriniz katılaşır. Çünkü katı kalp Allah’tan uzaktır, fakat bunu bilemezsiniz. Kendiniz efendiler imişcesine insanların günahlarına bakmayın, bilâkis kullar olarak kendi günahlarınıza bakınız. Çünkü insanlar(ın bir kısmı), belâya mâruzdur. Bir kısmı da âfiyete mazhardır. Belâ (imtihan) sahiplerine merhamet edin. Mazhar olduğunuz âfiyete de hamd edin.” (İmam Mâlik, Muvattâ, Kelâm 8 (2, 986)

Namaz Vakitleri